Hayatın küçük ama önemli ayrıntılarını ve
gerçeklerini konu aldıkları için İran filmlerinin ayrı bir yeri vardır
bende. Farklı bir hayattan ziyade bizim kendi hayatımızı anlatıyor
çoğu film. Filmlerin durgunluğu sanki gerçek bir hayattan kesinti gibi
duruyor. Vermek istediği mesajı küçük bir kareye sığdırabiliyor İran
filmleri... Ve bazen ciltlerce kitaplardan öğrenemeyeceğimiz şeyleri bir
film bize öğretebiliyor.
Şuana kadar izlediğim ve tavsiye ettiğim
filmleri derlemek istedim. 17 tane İran filmi ortaya çıktı. Çoğu ünlü
yönetmen Majid Majidi ve Mohsen Makhmalbaf'a ait. Beğeni sırasına göre
numaralandırdım. Umarım sizler de beğenirsiniz...
1- Altın ve Bakır - Tala ve Mes
Homayoun Assadian‘ın yönetmenliğini yaptığı bu
filmde; din öğrencisi Seyyid Rıza`nın eşinin rahatsızlığı sonrasında,
yaşadıkları konu edilmektedir.
Esediyan, bu filminde,
Tahran’daki günlük hayat ile, en derin ve en temel İslami öğretiyi, yani
aşkı; Hafız-ı Şirazi ve Celaleddin Rumi’nin şiirsel diliyle
birleştiriyor.
"O’nun aşkının kimyasından, bu kara yüzüm altın oluverdi. Evet senin lütfunun mutluluğuyla toprak altın olur." (Hafız Şirazi)
İlme aç, öğrenmeye aç, kitaplara aç Seyid Rıza'nın, unutup kendisini,
varlığını ailesine sunan Zehra'nın öyküsüdür bu. Başarılı bir eğitim
almasına rağmen kendini hep eksik hisseden Seyid Rıza, Tahran'da bulunan
bir medreseye giderek eğitimini tamamlamak ister. Tüm zamanını
öğrenmeye ayırmak isterken, ona ve çocuklarına büyük bir aşkla bağlı
olan eşinin hastalığı ortaya çıkar zamansız. İlmin dışında öğrenmesi
gereken pek çok şey düşüverir önüne; aslında ilimin tam da kendisini
öğrenir farkında olmadan. Eksik olanı keşfeder tevekkül ederken.
Hayatı paylaşırken, kaçırılan küçük anların, duyguların ne kadar değerli olduğunu anlatmış bu film bize..
İzleme Linki: http://www.gencmuslumanlar.com/2013/01/tavsiye-film-tala-ve-mes-altn-ve-bakr.html
2- Cennetin Rengi - Rang-e Khoda
1999 yılında Majid Majidi`nin senaryosu yazıp yönettiği dramatik bir
filmdir. Film, çevresini sadece dokunarak ve duyarak anlamaya çalışan
görme engelli küçük bir çocuğun dünyasını masalsı bir üslupla anlatır.
Küçük Muhammed, Tahran`daki bir körler okulunda yatılı olarak eğitim
görmektedir. Kör olarak doğmuştur ve çevresindeki dünyayı dokunarak ve
işiterek anlamaya çalışmaktadır. Okulu yazın tatile girdiğinde babası
onu almak ve köyüne götürmek üzere okula gelir. Muhammed`in annesi
ölmüştür ve babası yeni bir evlilik planlamaktadır. Özürlü bir çocuğun
evlilik planlarını bozacağından endişelenen baba sürekli olarak ondan
kurtulmak için çareler arar. Köyde ise Muhammed`i yazı birlikte
geçirecekleri sevecen iki kız kardeş ve yaşlı ninesi beklemektedir.
İzleme Linki: http://www.youtube.com/watch?v=dV2fFWeegvw
3- Cennetin Çocukları - Children of Heaven
Bu
masalsı duygusal film, yoksul bir ailenin çocukları olan Ali ve Zehra
isimli iki küçük kardeşin öyküsünü anlatıyor. Kızkardeşinin
ayakkabılarını tamirciden getirirken kaybeden Ali, kendi ayakkabısını
onunla ortak kullanmak zorundadır. Çünkü babalarının öfkesinden
çekindikleri için durumu ona anlatamazlar, zaten anlatsalar da babaları
yeni bir çift ayakkabı alamayacak kadar yoksuldur. Filmin tanıtım
sloganında denildiği gibi onların bu küçük sırrı artık en büyük
serüvenleri olacaktır.
Filmde, okula giden iki kardeş
ayakkabılarını değişerek giymek zorunda kalırlar. Zehra, dersten erken
çıkar. Ali ile bir sokak arasında ayakkabılarını değişirler. Ali koşarak
gittiği halde hep derse geç kalır ve azar işitir. Bir gün üçüncülük
ödülü spor ayakkabı olan yarışmaya girmeye karar verir. Amacı üçüncü
olup kazandığı ödülü Zehra'ya vermektir.
4- Kertenkele - Marmoulak
İşlemediği
bir suç yüzünden hapishaneye düşen hırsız Rıza (Kertenkele Rıza), onu
ve diğer mahkumaları “adam” etmeye kararlı hapishane müdüründen molla
kılığında hapisten kaçarak kurtulur. Yıllardır imamı olmayan bir sınır
kasabasına varır ve sahte pasaportunu beklerken molla rolüne iyiden
iyiye bürünür.
Bir komedi filmi olmasına rağmen sizi bir çok
yerde kritik sorularla başbaşa bırakıyor: bir hırsızla bir mollayı
ayıran çizgi iyi ve kötüyü, dönemin İran’ını, değişen yargıları size
sorgulatıyor. Tanrı’nın iyi insanların tekelinde olmadığını gözümüze
sokarken, mollaların İran toplumunda değişen yerinin de altını
çiziyor.Vaazinde Pulp Fiction’dan bahseden mollaların karşısında “Uzayda
namaz nasıl olur?” diye soran bir cemaat var.
İzleme Linki:
http://www.gencmuslumanlar.com/2013/09/kertenkele-iran-filmi-izle.html
5- Baran
Latif,
inşaatlarda çalışmakta olan 17 yaşında genç bir işçidir. Türk ve birkaç
tane de kaçak Afgan işçiyle birlikte çalıştığı inşaatta, bir gün bir
işçi sakatlanır, ve işi bırakmak zorunda kalır. Onun yerine oğlu Rahmat
çalışmaya başlar. Bir süre sonra Latif’in işi de Rahmat’a verilince,
Latif ona karşı kin güder, ancak ona yakınlaştıkça, Rahmat’ın bir sırrı
olduğunu, ve aslında göründüğünden farklı bir olduğunu fark eder. Bu
sırrı paylaşmaları, aralarındaki ilişkiyi de tamamen değiştirecektir.
Üstelik karşılarına, ikisinin de hayatlarını değiştirecek zorluklar
çıkmasına rağmen, birbirlerinden kopmayacaklardır.
İzleme Linki:
http://www.gencmuslumanlar.com/2013/09/baran-yagmur-iran-filmi-izle.html
6- Söğüt Ağacı
"Hiçbir
nankörlük kalbimizi, yardım etmek için cürümler işlediğimiz insanların
nankörlüğü kadar yaralamaz. O kahrolası insan, ne nankör şey".
Gözün
perdeleri kalkınca masumiyet de kalkar mı ortadan? İnsan zalim olmayı
seçer mi, kendisine sunulan ikinci hayatta? Beden mi sevilir yoksa ruh
mu? Sorular, Majid Majidi'nin bu filminde cevaplara dönüşecek.
8
yaşında görme yetisini kaybeden Yusuf, 46 yaşında edebiyat profesörüdür.
Allah'a, her gün tekrar görmek için dua ve aslında farkında olduğu bazı
şanslar içinse şükür eder. Onun dünyadaki cenneti, okudukları-
yazdıklarından oluşan kütüphanesinin olduğu, en büyük yardımcıları
karısı Rüya ve küçük kızı Meryem ile yaşadığı evinden ibarettir.
Karısını "Bir de meleklerin yalnızca cennette olduklarını söylerlerdi"
diye tanımlar. Bir gün Paris'te tekrar görme umudu doğar ve Yusuf
geçirdiği ameliyat sonrası tekrar görmeye başlar. Ya sonrası? Dualar
gerçek olmuştur olmasına da, açılan gözün karşısında, kör bir
hayalperestlik baskın çıkar. Karısı artık bir melek değildir onun
gözünde! Ve lütuf, nankörlüğe dönüşür... "
İndirme Linki: http://www.gencmuslumanlar.com/2013/10/sogut-agac-iran-filmi.html
7- Anne gibi - Mim Mesle Madar
Keman virtüözü Sepideh ve diplomat eşi Süheyl’in mutlu ve aşk dolu bir
evliliği vardır. İkisini de heyecanlandıran, umutla bekledikleri
çocuklarına hamiledir Sepideh. Cinsiyetini öğrenmek için gittikleri
doktor kontrolünde, Sepideh’in İran-Irak savaşında maruz kaldığı
kimyasal gaz sebebi ile çocuklarının sakat doğma riskini öğrenen çift
yıkıma uğrar. Kariyerinden vazgeçmek istemeyen, sorumluluktan kaçan
Süheyl çocuktan kurtulmak ister ancak bunu başaramaz ve Said’in
doğumuyla birlikte karısını terk eder. En büyük destekçisi (diğer
taraftan yaşanılan bu dramın sebeplerinden de biri) eşinin kız kardeşi
Ferzane ile birlikte artık Sepideh’in yapması gereken tek şey oğlunun
sağlığı ve iyi bir geleceğe sahip olması için savaşmaktır.
İzleme Linki: http://www.gencmuslumanlar.com/2013/08/anne-gibi-mim-mesle-madar-izle.html
8- Serçelerin Şarkısı
2008 yılında Berlin Film Festivalinde en iyi erkek oyuncu kategorisinde
Gümüş Ayı ödülüne layık görülmüş olan film , Tahran dışında bir devekuşu
çiftliğinde çalışan Kerim ve ailesinin etrafında dönüyor.
Kerim, sorumlusu olduğu çiftlikten kaçan bir kuş sebebiyle işsiz kalır
ve işitme engelli kızının işitme cihazını tamir için Tahran'a gider. Hiç
beklemediği bir iş kapısı açan şehir , karmaşası ve çeşit çeşit
insanlarıyla dürüst ve cömert ve yumuşakbaşlı dünyasını ne kadar
etkileyecektir.
İzleme Linki: http://www.youtube.com/watch?v=FRAzVDQFAgg
9- Allah Yakındır - Hüdâ Nezdik Est
Köyündeki
insanlar Rıza'yı pek aklı başında olmayan bir genç olarak bilmekteler.
Rıza anayol selden zarar gördüğü için motosiklet-taksiciliği yaparak
insanları taşımaktadır. Bu esnada yolculardan biri olan köyün yeni
öğretmenine aşık olur. Öyle bir aşk ki onu gerçekten divane eder.
Mucizevî
bir deneyimle sonlanan Hüdâ Nezdik Est (Allah Yakındır), Ali
Veziriyan'ın aşkı ruhanî ve irfânî bir bakış açısıyla incelemesidir.
Ayrıca bu film Ali Vazirian’ın ilk uzun metraj filmidir.
Mecâzî ve
İlahî aşk konulu film, Veziriyan'a İran 25. Uluslararası Fecr Film
Festivalinde (2007), en iyi yönetmen ve İtalya'da 10. Din ve Günümüz
Film Festivalinde (2007) Don Tonino Bello ödülünü kazandırdı.
İzleme Linki: http://www.youtube.com/watch?v=mGL3mlFVXfI
10- Şeyda
Ferhat, savaşta gözlerinden yaralanır ve hastaneye kaldırılır.
Hastanede, Şeyda isimli hemşire her akşam Ferhatın odasına gelip,
iyileşmesi için Kuran-ı Kerimden Müzzemmil Suresini okur. Ferhat,
Şeydayı göremeden iyileşir. Çünkü Şeyda hastaneden ayrılmıştır. Fakat
Ferhatın içine Şeydanın aşkı düşmüştür. Onu bulmak için elindeki tek iz,
tek bilgi Şeydanın Kuran okurken ki sesidir.
İzleme Linki: http://www.youtube.com/watch?v=SUATmjJGZpA
11- Ekmek ve Çiçek - Nun Va Goldoon
İnsanlık tarihinin en özel iki teması, aşk ve merhameti son sahnede özetleyen anlamlı bir film.
İran sinemasının büyük ismi Mohsen Makhmalbaf, “Nun va
Goldoon” adlı filminde yıllar önce ünlü yönetmenden kendisini bir
filminde oynatacağına dair söz alan bir polis memurunun hikayesini
anlatıyor.
Yönetmenin evine kadar gelen ve ona verdiği sözü hatırlatan polisin
davranışı karşısında duygulanan Makhmalbaf filmi çekmeye karar verir.
Filmin konusu da aslında filmin çekilme sebebinin kendisi yani onu bu
sözü vermeye iten olaylar dizisi olacaktır.
12- Kaçakçı
Kaçakçı, Mecid Mecidi'nin ilk uzun metrajlı filmi. Babaları ölen Cafer
ve Cemile ismindeki iki çocuğun, akbaba gibi üzerlerine çöken
kaçakçıların elinden kurtulma çabaları ve birbirlerini arayışları filmin
ana konusu olmakla birlikte film boyunca sürekli karakterler arasındaki
güven kayıpları hikâyeyi giriftleştiriyor.
13- Kaplumbağalarda Uçar
Film
Türkiye-İran sınırında bulunan bir Kürt mültesi kampında geçmektedir.
Mayın toplayarak yaşayan Soran 13 yaşında bir çocuktur. Kasabadakiler
için hazırladığı bir anten aracılığı ile Saddam’ın düşüşünü haber alıp
herkese duyurur. Bu sırada Agrin de 14 yaşında bir annedir. Soran ona
aşık olur ama Agrin’in ağabeyi Henkov tarafından huzursuz edilir.
Henkov’un kolu yoktur çünkü bir mayın basmıştır. Şimdi ise gelecekten
haber verebilmek gibi bir yeteneği vardır. Film, 52. San Sebastian Film
Festivali’nde En İyi Film seçilmiştir. En İyi Senaryo dalında da Jüri
Özel Ödülü’ne layık görülmüştür. Ve bir de Berlin Film Festivali’nde
Barış Ödülü kazanmıştır. Kaplumbağlar da Uçar, Saddam’ın ardından
Irak’ta çekilen ilk filmdir.
14- İkiz Kardeşler (Çocuk- Aile Filmi)
Nesrin ve Nergis anne ve babaları ayrı yaşayan ikiz kardeştirler. Ancak
birbirlerinden haberleri yoktur. İkisi de aynı okulda eğitime başlayınca
benzerliklerinden dolayı işin aslını öğrenirler. Bunun üzerine anne ve
babalarını bir araya getirmek için planlar kurmaya başlarlar...
15- Savaşın Çocukları
Savaşta köyleri bombalanan Ali’nin küçük kardeşi hariç tüm ailesi
ölmüştür. Ali bombalama esnasında köyde olmadığı için kurtulmuştur.
Küçük kardeşini de yoldan geçen bir aile sahiplenmiştir. Ali ailesinin tek yadigarı olan kardeşini aramaktadır…
16- Davul Dengi Dengine
İran'ın Meşhed kentinde çekilen film, sıradan hayatı olan, orta yaşlı,
şişman ama bir o kadar da iyi niyetli ve sempatik bir adamın evlilik
serüveni ile ilgili başından geçen olayları anlatıyor. Filmin yönetmeni
ve aynı zamanda yazarı Ali Hazayfer, fakirlik ve fakirlik ile ilgili
üzücü sorunları işlemek istediği bu filmde, mümkün mertebe mizaha da yer
vererek filmi eğlenceli bir formata sokmuş.
İzleme Linki: http://www.youtube.com/watch?v=KrteCEtIyQU
17- Boykot
Mecid Mecidi'nin ilk oynadığı film. Komünist eğilimleri olan Valeh (Majid Majidi)'in ölüme mahkum edilmesini anlatıyor.